Sözel Olmayan (Nonverbal) ve Konuşma Gecikmesi: Endişeli Ebeveynler İçin Bir Rehber
İçindekiler Giriş Temel Bilgileri Anlamak: Konuşma Gecikmesi Nedir? Sözel Olmamak (Nonverbal) Ne Anlama Gelir? Temel Farklar: Sözel Olmayan ve Konuşma Gecikmesi Pratik Senaryolar: Bağlantı...
İçindekiler
- Giriş
- Temel Bilgileri Anlamak: Konuşma Gecikmesi Nedir?
- Sözel Olmamak (Nonverbal) Ne Anlama Gelir?
- Temel Farklar: Sözel Olmayan ve Konuşma Gecikmesi
- Pratik Senaryolar: Zorlukları Çözümlerle Buluşturmak
- "Video Modelleme" Neden Çığır Açıcıdır?
- Gelişimsel Basamaklar: Nelere Dikkat Edilmeli?
- Uzman Değerlendirmesinin Rolü
- Aileniz İçin Doğru Desteği Seçmek
- Evde İletişimi Güçlendirmek: Ebeveynler İçin 5 İpucu
- Gerçekçi Beklentiler Belirlemek
- Bugün Nasıl Başlayabilirsiniz?
- Sonuç
- SSS
Giriş
Okul öncesi dönemdeki neredeyse her 10 çocuktan 1'inin bir tür konuşma veya dil gecikmesi yaşadığını biliyor muydunuz? Bir ebeveyn olarak, muhtemelen çocuğunuzun ilk kelimelerini sabırsızlıkla beklemeye başladığınız o anı tam olarak hatırlıyorsunuzdur. Belki de en sevdiği oyuncağa uzanırken "Anne" veya "Baba" dediğini hayal etmiştiniz. Yaşıtları şimdiden cıvıl cıvıl konuşurken bu gelişim basamaklarının giderek uzaklaştığını görmek; son derece doğal olarak endişe ve hatta yalnızlık hissetmenize yol açabilir. Kendinizi gecenin bir yarısı internette gelişim basamaklarının inceliklerini çözmeye çalışırken, basit bir konuşma gecikmesi ile çocuğun sözel olmaması (nonverbal) arasındaki farkları araştırırken bulabilirsiniz.
Bu blog yazısının amacı, sözel olmayan ile konuşma gecikmesi arasındaki ayrımı anlamanız için size net, şefkatli ve kapsamlı bir yol haritası sunmaktır. Her birinin belirgin işaretlerini, altında yatabilecek nedenleri ve çocuğunuzun kendine özgü iletişim yolculuğunu nasıl destekleyebileceğinizi keşfedeceğiz. Ayrıca "akıllı ekran süresi"nin ve video modelleme gibi bilimsel olarak desteklenen yöntemlerin hayal kırıklığını nasıl keyifli aile anlarına dönüştürebileceğini de inceleyeceğiz.
Speech Blubs olarak misyonumuz, çocukların "akıllarından ve kalplerinden geçenleri ifade edebilmelerini" sağlamaktır. Kurucularımız da çocukluklarında konuşma güçlükleri yaşadıkları için bu yolculuğun duygusal ağırlığını çok iyi anlıyoruz. Her çocuğun kendi hızında geliştiğine, ancak doğru araçlara ve bilgilere sahip olmanın tüm farkı yaratabileceğine inanıyoruz. Bu yazı, ne zaman profesyonel yardım almanız gerektiğini fark etmeniz ve evinizde iletişim sevgisini nasıl pekiştireceğiniz konusunda rehberiniz olacaktır.
Temel Bilgileri Anlamak: Konuşma Gecikmesi Nedir?
Konuşma gecikmesinden bahsettiğimizde, bir çocuğun yaşına uygun tipik konuşma basamaklarına ulaşamadığı bir durumu ifade ederiz. Ancak "konuşma" ve "dil" kavramlarını birbirinden ayırmak önemlidir; çünkü bu terimler sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da çocuk gelişimi dünyasında farklı anlamlara sahiptir.
Konuşma ve Dil Arasındaki Fark
Konuşma, ses üretmenin fiziksel eylemidir. Kelimeleri telaffuz edebilmek için dil, dudaklar, çene ve ses yolunun koordinasyonunu içerir. Konuşma gecikmesi yaşayan bir çocuk, ne söylemek istediğini bilse bile ses çıkarma mekanizmasında zorlanabilir ve bu da onun anlaşılmasını güçleştirebilir.
Dil ise bilgi paylaşmak için kullandığımız semboller ve kurallar bütünüdür. Bu, "alıcı dili" (başkalarının söylediklerini anlamayı) ve "ifade edici dili" (düşünceleri kelimelere ve cümlelere dökebilme becerisini) kapsar. Bir çocuk, sesleri kusursuz bir şekilde çıkarabildiği halde, akranları tam cümleler kurarken yalnızca birkaç tek kelime kullanabiliyorsa dil gecikmesi yaşıyor olabilir.
"Geç Konuşanlar" (Late Talkers)
Konuşma gecikmesi yaşayan pek çok çocuk, uzmanların "geç konuşan" olarak adlandırdığı gruptadır. Bu çocukların genellikle alıcı dilleri oldukça iyidir; yönergeleri anlar ve anlatılan hikâyeleri takip ederler; ancak sözel konuşmayı kullanmaya başlamakta daha yavaş kalırlar. Sevindirici haber şu ki, geç konuşan pek çok çocuk doğru destek ve uygun çevreyle zamanla akranlarını yakalar.
Sözel Olmamak (Nonverbal) Ne Anlama Gelir?
"Sözel olmayan" (nonverbal) terimi, iletişim kurmak için konuşma dilini kullanmayan çocukları tanımlamak için sıklıkla kullanılır. Erken çocukluk gelişimi bağlamında, sözel olmamak çoğunlukla Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ile ilişkilendirilir; ancak çocuğun gelişiminde geçici bir evre de olabilir.
Otizmli çocukların yaklaşık %25 ila %30'u erken çocukluk yıllarında minimal düzeyde sözel olabilir ya da hiç konuşmayabilir. Bazıları için bu, dünyayla etkileşim kurmanın ömür boyu süren bir yolu olarak kalırken, diğerleri çocukluğun ilerleyen dönemlerinde sözel konuşma geliştirebilir. Sözel olmamak, bir çocuğun söyleyecek hiçbir şeyi olmadığı anlamına gelmez; aksine, ihtiyaçlarını ve duygularını ifade etmek için şu anda jestler, mimikler ve hatta özel iletişim cihazları gibi farklı kanalları kullandıkları anlamına gelir.
Sözel olmayan ve konuşma gecikmesi karşılaştırıldığında, temel ayrım genellikle çocuğun iletişim kurma şeklinde ve sosyal etkileşim düzeyinde yatar.
Temel Farklar: Sözel Olmayan ve Konuşma Gecikmesi
Yalnızca konuşma gecikmesi ile sözel olmayan çocuklarda (özellikle otizm spektrumundakilerde) sıklıkla görülen iletişim kalıpları arasındaki temel farkları anlamak, çocuğunuzun ihtiyaçlarını daha iyi kavramanıza yardımcı olabilir.
1. Sosyal Motivasyon ve Etkileşim
Konuşma gecikmesi yaşayan çocuklar genellikle güçlü bir "sosyal motivasyona" sahiptir. Sizinle bağ kurmak isterler. Kelimeleri bulamasalar bile dikkatinizi çekmek için başka yollara başvururlar. Kolunuzu çekiştirebilir, gözünüzün içine bakabilir ve heyecanla kurabiye kavanozunu işaret edebilirler. Gülümseme, gıdıklama ve övgü gibi sosyal ödüllerle motive olurlar.
Buna karşılık, otizm spektrumundaki sözel olmayan bir çocuk sosyal etkileşime daha az ilgi gösterebilir. Yalnız oynamayı tercih edebilir ve yeni bir şey başardığında ebeveyninin tepkisine bakmayabilir. Bu bir sevgi eksikliği değildir; yalnızca sosyal uyaranları farklı bir şekilde işleme biçimidir.
2. Jestlerin ve İşaret Etmenin Gücü
Uzmanların dikkat ettiği en önemli "ipuçlarından" biri "ortak dikkat"tir. Bu, bir deneyimi bir başkasıyla paylaşabilme becerisidir. Örneğin, pencerenin önünden bir kuş uçtuğunda, konuşma gecikmesi olan bir çocuk muhtemelen kuşu işaret edecek ve sizin de gördüğünüzden emin olmak için dönüp size bakacaktır.
Otizmli ve sözel olmayan bir çocuk ise ilgisini paylaşmak için işaret parmağını kullanmayabilir. Göz teması kurmadan veya o anı sizinle "paylaşmaya" çalışmadan, elinizi bir araç gibi kullanabilir; örneğin bileğinizi tutup istediği bir nesneye doğru yönlendirebilir.
3. İsme Tepki Verme
Konuşma gecikmesi yaşayan çoğu çocuk, adını seslendiğinizde tutarlı bir şekilde başını çevirir. Çevrelerindeki sosyal seslere karşı duyarlıdırlar. Spektrumdaki sözel olmayan çocuklar ise isimlerine sıklıkla tutarsız tepki verirler. Sanki işitme sorunları varmış gibi görünebilir (bu nedenle her zaman ilk adım olarak bir işitme testi önerilir); ancak bu durum çoğunlukla beyinlerinin sosyal konuşma yerine diğer duyusal bilgileri önceliklendirmesinden kaynaklanır.
4. Tekrarlayıcı Davranışlar ve İlgiler
Konuşma gecikmesi yaşayan bir çocuk genellikle oyuncaklarla "işlevsel" bir şekilde oynarken (örneğin arabayı sürmek, bebeğe yemek yedirmek gibi), otizmli ve sözel olmayan çocuklar tekrarlayıcı davranışlar sergileyebilir. Bu, oyuncakları belirli bir sıraya göre dizmek, bir arabanın tekerleklerini uzun süre döndürmek veya nesnenin bütünü yerine belirli parçalarına aşırı odaklanmak şeklinde olabilir.
Pratik Senaryolar: Zorlukları Çözümlerle Buluşturmak
Bu kavramları daha anlaşılır kılmak için, bu zorlukların günlük hayatta nasıl görünebileceğine ve özel araçların nasıl yardımcı olabileceğine bakalım.
Senaryo A: Hayal Kırıklığı Yaşayan Geç Konuşan Çocuk 3 yaşındaki Leo'yu hayal edin. Leo, anne babasının söylediği her şeyi anlıyor ancak kelime dağarcığında yalnızca on civarında kelime var. Meyve suyu istediğinde işaret edip sesler çıkarıyor ve ailesi onu hemen anlamadığında hayal kırıklığına uğruyor. Leo'nun sosyal motivasyonu yüksek olduğu ve hayvanları çok sevdiği için ebeveynleri Speech Blubs uygulamasındaki "Hayvanlar Alemi" bölümünü kullanıyor. Leo, video modelleme sayesinde ekrandaki diğer çocukların—yani akranlarının—"möö" ve "mee" gibi sesler çıkardığını izleyerek üzerindeki baskıyı daha az hissediyor. Ekranda eğlenen bir "arkadaşını" görmek performans kaygısını azaltıyor ve onu bu temel sesleri taklit etmeye teşvik ediyor.
Senaryo B: Sözel Olmayan Küçük Kâşif Kelimeleri veya jestleri kullanmayan 2 yaşındaki Maya'yı düşünelim. Maya parlak ışıkları ve belirli sesleri seviyor ancak sık sık göz teması kurmuyor. Ailesi, temel becerileri inşa etmek için Speech Blubs'ı bir "akıllı ekran süresi" aracı olarak kullanıyor. Maya, pasif bir şekilde çizgi film izlemek yerine basit ağız hareketleri yapan çocukların videolarını izliyor. Bu, Maya'nın "ayna nöronlarını"—başkalarını izleyerek öğrenmemize yardımcı olan beyin bölgelerini—hedef alıyor. Maya için amaç hemen tam cümleler kurması değil; etkileşim sevgisini aşılamak ve ilk kez bir ses çıkarmayı denemesi için gereken özgüveni kazandırmaktır.
Çocuğunuzun bu yelpazenin neresinde olduğundan emin değilseniz, 3 dakikalık hızlı ön tarama testimizi yapmanızı önemle tavsiye ederiz. Test, 9 basit sorudan oluşur ve uygulamamızın 7 günlük ücretsiz deneme süresiyle birlikte size bir değerlendirme ve sonraki adımlar planı sunar.
"Video Modelleme" Neden Çığır Açıcıdır?
Speech Blubs'ta sadece oyunlar sunmuyoruz; bir metodoloji sunuyoruz. Uygulamamız, video modelleme bilimsel ilkesi üzerine inşa edilmiştir.
Akran Taklidinin Bilimi
Araştırmalar, çocukların yetişkinleri taklit etmektense diğer çocukları taklit etmeye çok daha yatkın olduğunu göstermektedir. Bir çocuk ekranda bir akranının bir görevi yerine getirdiğini veya bir ses çıkardığını gördüğünde, beynindeki ayna nöronlar harekete geçer. Bu durum öğrenme için doğal bir yol oluşturur. "Akıllı ekran süresi" deneyimimiz, pasif izlemenin (ki bu durum gelişimi gerçekten engelleyebilir) yerini aktif ve neşeli bir katılımla doldurur.
Bu yaklaşım, konuşma desteğine ihtiyaç duyan her 4 çocuktan 1'ine hızlı ve etkili bir çözüm sunma taahhüdümüzün bir parçasıdır. Bilimsel ilkeleri oyunla harmanlayarak çocukların temel becerileri bir zorunluluk gibi değil, bir oyun havasında geliştirmelerine yardımcı oluyoruz. Web sitemizden yöntemimizi destekleyen araştırmalar hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Gelişimsel Basamaklar: Nelere Dikkat Edilmeli?
Her çocuk benzersiz olsa da belirli becerilerin genellikle ortaya çıktığı genel zaman aralıkları vardır. Çocuğunuz bunlardan birkaçını kaçırıyorsa, bir uzmana danışmanın zamanı gelmiş olabilir.
- 12 Ay: Farklı seslerle babıldamalı, ismine tepki vermeli ve "bay-bay" yapmak gibi basit jestleri kullanabilmelidir.
- 18 Ay: Birkaç basit kelimesi olmalı ("top", "hav hav" veya "gel" gibi) ve ilgisini çeken şeyleri size göstermek için işaret edebilmelidir.
- 24 Ay: En az 50 kelimeye sahip olmalı ve iki kelimeyi bir araya getirmeye başlamalıdır (örneğin "Daha süt", "Köpek koştu").
- 36 Ay: Konuşması aile üyeleri tarafından çoğunlukla anlaşılmalı ve çocuk 3 kelimelik basit cümleler kullanabilmelidir.
Çocuğunuz bu gelişim basamaklarını henüz karşılamıyorsa panik yapmayın. Erken tespit, doğru desteği daha erken sağlamanıza olanak tanıyan bir araçtır. Uygulamamızın diğer ailelerin bu basamakları aşmasına nasıl yardımcı olduğunu görmek için ebeveyn yorumlarımızı okumaktan çekinmeyin.
Uzman Değerlendirmesinin Rolü
Uygulamaların ve evdeki etkinliklerin güçlü birer destekleyici olduğunu, ancak profesyonel bir terapinin yerini tutamayacağını unutmamak gerekir. Sözel olmayan ile konuşma gecikmesi konusunda endişeleriniz varsa, bir Dil ve Konuşma Terapisti (DKT) veya bir çocuk gelişim uzmanı en doğru kaynağınızdır.
Bir dil ve konuşma terapisti şunları değerlendirecektir:
- Alıcı Dil: Çocuğun ne kadar anladığı.
- İfade Edici Dil: Çocuğun ne kadar söylediği.
- Oral-Motor Beceriler: Ağız kaslarının nasıl çalıştığı.
- Pragmatik (Sosyal) Dil: Çocuğun dili sosyal olarak nasıl kullandığı.
Uzman bir teşhis, çocuğunuzun bir konuşma bozukluğu mu (apraksi gibi), bir işitme sorunu mu yaşadığı veya bu gecikmenin otizmin bir özelliği mi olduğu konusunda netlik sağlayabilir.
Aileniz İçin Doğru Desteği Seçmek
Konuşma kaygılarını yönetmenin masraflı ve zaman alıcı olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle Speech Blubs'ı günlük rutininize kolayca uyum sağlayan, bütçe dostu ve erişilebilir bir araç olarak tasarladık. Amacımız, henüz "aklından ve kalbinden geçenleri dile getiremeyen" çocukların sıkça yaşadığı hayal kırıklığını azaltan, neşeli aile öğrenme anları yaratmanıza yardımcı olmaktır.
Şeffaf Fiyatlandırma ve En Avantajlı Seçenek
Aileniz için en doğru kararı verebilmeniz adına fiyatlarımız konusunda şeffaf olmaya inanıyoruz. İki temel plan sunuyoruz:
- Aylık Plan: Ayda 14,99 $. Bu, uygulamayı denemek için harika bir yoldur.
- Yıllık Plan: Yılda 59,99 $.
Yıllık Plan Neden En İyi Tercihtir: Yıllık plan yalnızca tasarruf sağlamakla kalmaz (aylık plana kıyasla %66 tasarruf sağlar ve ayda sadece 4,99 $'a denk gelir). Aynı zamanda çocuğunuzun uzun vadeli gelişimini destekleyen değerli özellikler de içerir:
- 7 günlük ücretsiz deneme: Taahhütte bulunmadan önce her şeyi deneyebilirsiniz.
- Reading Blubs: Erken okuryazarlık ve okuma becerilerine yardımcı olmak üzere tasarlanan ek uygulamamıza erişim.
- Öncelikli Destek: Sorularınızı yanıtlamak için 24 saatlik destek yanıt süresi.
- Erken Erişim: Yeni güncellemeleri ve özellikleri ilk deneyen siz olun.
Aylık plan ücretsiz denemeyi, Reading Blubs uygulamasını veya öncelikli desteği içermez. Çocuğunuza tüm araç setini sunabilmek için Yıllık seçeneği şiddetle tavsiye ediyoruz. Hemen hesabınızı oluşturabilir ve denemenizi başlatabilirsiniz.
Evde İletişimi Güçlendirmek: Ebeveynler İçin 5 İpucu
Uygulamayı kullanmanın yanı sıra, çocuğunuzun gelişimini her gün destekleyebileceğiniz basit yollar şunlardır:
- Yaptıklarınızı Seslendirin: Ne yapıyorsanız o anda anlatın. "Kırmızı elmayı yıkıyorum. Şimdi elmayı kesiyorum." Bu, çocuğunuzun alıcı dil kelime dağarcığını geliştirir.
- Onun İlgi Alanını Takip Edin: Çocuğunuz bir oyuncak kamyonla ilgileniyorsa, kamyon hakkında konuşun. Aklı tekerleklerdeyken onu bir kitaba bakmaya zorlamayın.
- İletişim Kurma "İhtiyacı" Yaratın: En sevdiği oyuncağı biraz uzanamayacağı bir yere veya açamayacağı şeffaf bir kutuya koyun. Bu, yardım istemek için bir ses, jest veya kelime kullanmasını teşvik eder.
- Pasif Arka Plan Gürültüsünü Ortadan Kaldırın: Sürekli açık olan televizyon veya yüksek sesli müzik, konuşma gecikmesi yaşayan bir çocuğun insan dilinin seslerine odaklanmasını zorlaştırabilir.
- Duraklamalarda Sabırlı Olun: Bir soru sorduktan sonra en az 5-10 saniye bekleyin. Gelişimsel gecikmesi olan çocukların bilgiyi işlemek ve bir yanıt oluşturmak için genellikle ek zamana ihtiyacı vardır.
Gerçekçi Beklentiler Belirlemek
Speech Blubs olarak bu yolculukta sizin ortağınız olmak istiyoruz ancak gerçekçi olmanın önemine de inanıyoruz. Her çocuk farklıdır ve "çocuğunuz bir ay içinde topluluk önünde konuşmalar yapacak" gibi garantili sonuçlar vaat etmiyoruz.
Bunun yerine odak noktamız, sürecin getirdiği faydalardır. Amacımız iletişime karşı sevgi aşılamak, çocuğunuzun özgüvenini geliştirmek ve yanlış anlaşılmaktan kaynaklanan hayal kırıklığını azaltmaktır. Gelecekteki dil becerilerinin yapı taşlarını oluşturan taklit ve sesleri tanıma gibi temel becerileri geliştirmeye yardımcı olmayı hedefliyoruz. Çocuğunuz ister konuşma gecikmesi yaşıyor olsun ister şu anda konuşamıyor (nonverbal) olsun, bu küçük "başarılar" uzun vadeli hedeflere giden yolu açar.
Bugün Nasıl Başlayabilirsiniz?
"Bekleyip görme" aşamasından aktif adımlar atmaya geçmeye hazırsanız, yapabileceğiniz en iyi şey keşfetmeye başlamaktır. Bu yolda yalnız yürümek zorunda değilsiniz.
- 1. Adım: Uygulamayı indirin. Hem Apple App Store hem de Google Play Store üzerinden indirilebilir.
- 2. Adım: 7 günlük ücretsiz denemenizi ve Reading Blubs bonus uygulamasını açmak için Yıllık planı seçin.
- 3. Adım: Günde 10-15 dakikanızı çocuğunuzla birlikte oynayarak geçirin. Videoları birlikte izleyin, yüz ifadelerini taklit edin ve çıkardığı her sesi neşeyle kutlayın.
Sonuç
Konuşamama (nonverbal) ile konuşma gecikmesi arasındaki farkı anlamak, çocuğunuzun gelişimini desteklemede hayati bir ilk adımdır. Çocuğunuz ister sadece biraz desteğe ihtiyacı olan bir "geç konuşan", ister dünyayla kendine has bir şekilde iletişim kuran konuşamayan bir kaşif olsun; duyulmayı hak eden bir sesi var.
Sosyal etkileşime odaklanarak, video modellemenin gücünden yararlanarak ve gerektiğinde profesyonel rehberliğe başvurarak çocuğunuza mümkün olan en iyi temeli sunuyorsunuz. Unutmayın, iletişim bir yarış değil, bir yolculuktur. Hayal kırıklığı yaşadığınız günler olacaktır; ancak yeni bir sesin veya paylaşılan bir bakışın size ilerleme kaydettiklerini fısıldadığı inanılmaz mutluluk dolu günler de gelecektir.
Sizi de Speech Blubs ailesine katılmaya davet ediyoruz. Çocuğunuzun aklındakileri ve kalbindekileri özgürce ifade edebilmesi için birlikte çalışalım. Başlamak için App Store veya Google Play'den Speech Blubs'ı indirin ve 7 günlük ücretsiz deneme hakkı ile tüm ayrıcalıklı özelliklerden yararlanmak için Yıllık planı seçmeyi unutmayın!
SSS
1. Konuşma ile dil arasındaki temel fark nedir?
Konuşma, seslerin fiziksel olarak çıkarılmasını ve artikülasyonu (kelimeleri nasıl söylediğimizi) ifade eder. Dil ise başkalarını anlamayı (alıcı dil) ve kendi düşüncelerimizi paylaşmayı (ifade edici dil) içeren iletişim sistemidir. Bir çocuk bunlardan birinde veya her ikisinde birden gecikme yaşayabilir.
2. Konuşma gecikmesi her zaman otizm belirtisi midir?
Hayır. Otizmli birçok çocukta konuşma gecikmesi görülse de, bu durum işitme kaybı, oral-motor problemler veya yalnızca "geç konuşma" nedeniyle de ortaya çıkabilir. Aralarındaki temel fark genellikle sosyal etkileşimde, göz temasında ve işaret etme gibi jestlerin kullanımında kendini gösterir.
3. Video modelleme henüz konuşmayan bir çocuğa nasıl yardımcı olur?
Video modelleme, beyindeki "ayna nöronları" harekete geçirerek etki gösterir. Çocuklar doğal olarak akranlarını taklit etmeye eğilimlidir. Başka çocukların sesler çıkardığını ve yüz ifadeleri yaptığını izlemek, çocuğun baskı hissetmediği bir ortamda bu hareketleri kendisinin de denemesi için daha rahat ve motive hissetmesini sağlar.
4. Çocuğumun konuşması konusunda ne zaman bir uzmana başvurmalıyım?
Çocuğunuz 12 aylıkken jest ve mimik kullanmıyor veya ismine tepki vermiyorsa, 18 aylıkken işaret etmiyor veya basit kelimeler kullanmıyorsa ya da 24 aylıkken 50'den az kelime kullanıyorsa, bir değerlendirme için çocuk doktoruna veya bir dil ve konuşma terapistine danışmanız faydalı olacaktır.
