Dikkat Eksikliği Bozukluğu Nedir?

Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB) teşhisi konan çocuklar, anaokuluna başladıklarında okuma ve akademik güçlük belirtileri de göstermeye başlayabilirler.

Dikkat Eksikliği Bozukluğu

Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB) teşhisi konan çocuklar, anaokuluna başladıklarında okuma ve akademik güçlük belirtileri de göstermeye başlayabilirler.

Pek çok ebeveyn bana üç farklı DEB türü arasındaki farkın ne olduğunu (evet, üç türü var) ve evde çocuklarına yardımcı olmak için neler yapabileceklerini soruyor. Bu yazımızda tam da bu konuları ele alıyor ve bozukluk hakkında daha derinlemesine bilgiler paylaşıyoruz.

DEB ile DEHB Arasındaki Fark Nedir?

DEB'i olan çocuklarda öğrenme güçlükleri görülebilir ve bu çocuklar okullarda sık sık disiplin problemleri yaşama riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bunlar genellikle "Yanlış olduğunu biliyordum ama kendime engel olamadım" diyen çocuklardır. Hatta hem yetişkinler hem de akranları, görevlere odaklanamadıkları ve ödevlerini tamamlayamadıkları için bu öğrencilerin tembel olduğu sonucuna varabilir.

DEB son derece yaygın olmasına rağmen, bu bozuklukla ilgili yanlış algılar hâlâ sürmektedir. Aşırı hareketlilik (hiperaktivite) de DEB'in bir parçası olabilir; bu durum Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olarak adlandırılır ve davranış sorunlarını da içerir.

ADD and ADHD

DEB/DEHB Türleri

Benzer semptomlara neden olan ve hepsinde dikkat sorunları bulunan üç tip DEB/DEHB vardır; ancak temel farklar, odaklanamama sorununa eşlik eden diğer davranışlardır.

  1. DEHB-Hiperaktif/Dürtüsel Tip - Bu teşhisi alan çocuklar sadece okulda dikkatlerini toplamakta zorlanmakla kalmaz, aynı zamanda aşırı hareketli ve dürtüsel de olabilirler. Bunlar, ne yaparsanız yapın bir türlü yerinde duramayan ve akıllarına gelen ilk şeyi (kötü bir fikir olsa bile) hemen söyleyen ya da yapan çocuklardır;
  2. DEHB-Dikkatsiz Tip - Bu bozukluk kız çocuklarında daha sık görülür. Özellikle etrafta birden fazla dikkat dağıtıcı unsur olduğunda dikkatleri son derece kolay dağılır;
  3. DEHB-Bileşik Tip - Adından da tahmin edebileceğiniz gibi, evet, bu DEHB tipine sahip çocuklarda her iki durumun da belirtileri bir arada görülür. Bileşik tip DEHB teşhisi konan çocuklar, tanı konulup tedavi edilmediği takdirde en yüksek oranda disiplin sorunu yaşayan gruptur.

Tanı ve Teşhis

Çocuğunuzda hiperaktivite olsun ya da olmasın DEB olduğundan şüpheleniyorsanız, uygun tedavi süreci hakkında çocuğunuzun okul rehberlik servisi, öğretmeni veya bir hekimle görüşün. Herhangi bir endişeniz varsa, bu görüşmelere bugünden başlayın.

Çocuk doktorunuz, çocuğunuzun DEB kriterlerini karşılayıp karşılamadığını ve bu yelpazenin tam olarak neresinde olduğunu belirlemek amacıyla resmi testler yapabilecek bir çocuk psikoloğuna yönlendirebilir. Bu testler yalnızca DEB'i okul başarısını etkileyen diğer sorunlardan ayırt etmeye yaramaz; aynı zamanda çocuğun zaman içindeki müdahalelere verdiği yanıtı takip etmenin de bir parçasıdır.

Çocuğunuza tanı konulursa, doktorlar semptomları kontrol altına almak için büyük olasılıkla ilaç tedavisi önerecektir. Nitekim DEB/DEHB tanısı alan çocukların %88'ine ilaç reçete edilmektedir. Kullanılabilecek birkaç farklı ilaç türü bulunur; bu nedenle bir tür işe yaramazsa doktorunuz büyük olasılıkla başka bir ilaca geçiş yapacaktır.

Çocuğunuz ergenliğe girdiğinde durumunu yeniden değerlendirmeyi unutmamanız çok önemlidir. Bu dönemde bedenleri büyük oranda değişir ve bir ilacın beş yaşından beri işe yaramış olması, hayatlarındaki bu yeni dönüm noktasına ulaştıklarında da aynı şekilde fayda sağlayacağı anlamına gelmez.

İlaç tedavisi mevcut tek seçenek değildir. Çoğu doktor davranış değiştirme eğitimini denemenizi tavsiye edecektir. DEB/DEHB konusunda uzmanlaşmış bir danışman bu süreçte size yardımcı olabilir. Beslenme düzenindeki değişiklikleri de araştırabilirsiniz.

Araştırmalar, proteinin okul çağındaki çocuklar için hayati önem taşıdığını gösteriyor. Çocukların günde 28-45 gram arasında protein almaları gerekir; ancak çocukların çoğu bu miktarı alamamaktadır. Bazı araştırmalar; süt ürünleri, buğday/glüten, yumurta ve mısır gibi gıdaların çıkarıldığı eliminasyon diyetlerinin, DEB/DEHB tanısı konmuş çocuklarda olumlu gelişmeler sağladığını göstermektedir.

Etiketlenme Korkusu

Katıldığım pek çok BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) toplantısında İşitsel İşlemleme veya Dil İşlemleme Bozukluklarını eleyerek bir çocuğun DEB veya DEHB olduğu sonucuna vardığım oldu. Ebeveynlerden aldığım ilk tepki genellikle derin bir üzüntü ve korku duygusu oluyor. Bazı anne babalar, çocuklarına DEB testi yaptırdıklarında onların "etiketleneceğinden" endişe duyuyor.

Oysa bir ebeveyn olarak bunun önüne geçmek için yapabileceğiniz çok şey var. Çocuğunuzla konuşarak DEB ile mücadele ettiği için yanlış bir şey yapmadığını, aksine onun kendine has özelliklerini göz önünde bulundurarak olabildiğince kolay öğrenmesini sağlayacak becerileri kazanmasına yardımcı olmanın bir ebeveyn olarak sizin sorumluluğunuzda olduğunu bilmesini sağlamak son derece önemlidir.

Sınıf İçi Düzenlemeler ve Uyarlamalar

Çocuğunuza DEB veya DEHB tanısı konduysa, bir BEP alması ve bu kapsamda desteklenmesi oldukça önemlidir. Bu tanı sayesinde, akademik başarısını desteklemek adına sınıf ortamında çeşitli uyarlamalardan yararlanabilir. Bu uyarlamalar şunları içerebilir:

  1. Derse/göreve odaklanabilmesi için bir kaynak desteğiyle birlikte sınavlarda ek süre verilmesi;
  2. Cevap vermek için ek süre tanınması;
  3. Görevlere başlamadan veya talimat vermeden önce göz teması kurulması;
  4. Oturma düzeni: Konuşan kişinin tam karşısına oturtulması;
  5. Sınavlar: Kelime bankası verilmesi veya formül kağıdı kullanılmasına izin verilmesi;
  6. Ödevlerin unutulmasını önlemek için çevrim içi ders kitapları veya fazladan bir set ders kitabı temin edilmesi;
  7. Zayıf bellek durumlarında sözlü yönergelerin yanı sıra yazılı ödev talimatlarının verilmesi.

Zaman zaman zor olsa da her türlü dikkat dağıtıcı unsur en aza indirilmelidir. Bu durum hem sınıf ortamı hem de ev ortamı için geçerlidir. Özellikle de çocuğun ders çalışması gereken anlarda bu çok daha büyük önem taşır.

Ayrıca, sergilenen olumlu davranışları övün ve takdir edin. Çocuğunuz 15 dakika boyunca oturup ders çalıştıysa ve mola istediyse, ona bu molayı verin. Zihinlerinin rahatlayıp dinlenebilmesi için bu sık molalara ihtiyaçları olacaktır.

Bu çocuklarda hareket etmek kilit noktadır. Sınıfta veya evde hareket molaları vermelerine olanak tanıyın. Egzersiz yapmak, DEB/DEHB olan öğrencilerde genellikle düşük olan dopamin ve norepinefrin seviyelerini artırarak odaklanmayı, öz denetimi ve ruh halini iyileştirir.

Öğretmenlerle veya okul rehberlik birimiyle görüştüğünüzde bu uyarlamalardan bazılarını önermekten çekinmeyin. Doğru destekler sağlandığında çocuğunuz, zayıf olduğu alanları telafi edecek stratejileri mutlaka öğrenecektir!

Tüm yazılara dönün