İşitsel İşleme Bozukluğu

Geffner ve Kessler'ın derlemesine göre, İşitsel İşleme Bozukluğu (İİB), "kulakların duyduğu şeyle beynin ne yaptığı" anlamına gelir.

İşitsel İşleme Bozukluğu Çocuğunuzun Başarısını Etkileyebilir

Geffner ve Kessler'ın derlemesine göre, İşitsel İşleme Bozukluğu (İİB), "kulakların duyduğu şeyle beynin ne yaptığı" anlamına gelir.

Buna bir örnek verelim: Yaşlı bir büyükanne, küçük torunuyla birlikte oturmuş kahvesini yudumluyormuş. Fincanın dibine geldiğinde, kahvenin içinde küçük yeşil oyuncak bir asker bulmuş. Torununa şaşkınlıkla bakmış; çocuk ise gülümseyerek şöyle demiş: "Bak büyükanne, tıpkı televizyondaki gibi; uyanmanın en güzel yanı fincanındaki askerler!"

İşitme son derece karmaşık bir süreçtir. Kulaklarımızın ve beynimizin çok kısa bir süre içinde bilgiyi duymak ve işlemek için yaptıkları gerçekten hayranlık vericidir. İşitmemizi iletişim kurmak, öğrenmek ve karşılaştığımız farklı çevrelerle etkileşime geçmek için kullanırız.

Araştırmalar, özellikle çocuklarda işitmenin dil gelişimi ve öğrenme açısından kritik önem taşıdığını gösteriyor. Sınıf içindeki tüm öğretim faaliyetlerinin %75-80'i işitsel geri bildirim gerektirir. Bu durum, geleneksel akademik eğitimin tüm çocukların öğretmenin sesini duyabildiğini, buna odaklanabildiğini ve anlayabildiğini varsaydığı anlamına gelir. 

Auditory Processing Disorder

Yıllar içinde, işitsel işleme bozukluğu (İİB) giderek daha "popüler" bir bozukluk olarak gündeme gelmeye başladı. Ne yazık ki, İİB'nin teşhisi ve tedavisi konusunda hala netlik eksikliği bulunmaktadır. İlk kafa karışıklıklarından biri, bu bozukluk için kullanılan kısaltmayla ilgilidir: Santral İşitsel İşleme Bozukluğu (SİİB) mu yoksa İİB mi? Her iki kısaltma da aynı bozukluğu ifade eder ve birbirinin yerine kullanılır. 

İİB Nedir? 

Katz, Stecker ve Henderson (1992), işitsel işleme bozukluğunu "duyduğumuz şeyle ne yaptığımız" olarak tanımlamıştır. Bu, beynin gelen işitsel sinyalleri işleme yeteneğidir. Bilgi beyne ulaştığında beyin; sesin frekansını, şiddetini ve zamansal özelliklerini analiz eder. Bir çocuğa İİB teşhisi konulduğunda, bu durum beynin söz konusu özellikleri yorumlama becerisinde bir yetersizlik olduğu anlamına gelir.

İşitsel bilgileri işlemek için, ASHA (Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği) çalışma grubunun (1996) belirlediği altı temel işitsel beceriyi kullanırız:

  1. Sesin lokalizasyonu/lateralizasyonu: Bir sesin nereden geldiğini belirleyebilme becerisi.
  2. İşitsel ayırt etme: Benzer sesler arasındaki farkı duyabilme becerisi.
  3. İşitsel örüntü tanıma: İnce ve kalın tonları ile ses örüntülerini duyabilme becerisi.
  4. Yarışan akustik sinyallerde performans düşüşü: Arka plan gürültüsü varken dinlemekte güçlük çekme (örneğin kalabalık bir restoranda konuşulanları duyabilme).
  5. Bozulmuş akustik sinyallerde işitsel performans düşüşü: İdeal olmayan ortamlarda dinlemekte güçlük çekme (örneğin gürültülü sınıflar).
  6. İşitmenin zamansal özellikleri: İşitsel bilginin zamanlamasını algılama.

İşitsel işleme bozukluğu bir işitme kaybı değildir ve standart bir işitme testiyle ("bip sesini duyduğunda elini kaldır") tespit edilemez. Bu bozukluğun okul çağındaki nüfustaki görülme sıklığı %3-5 arasındadır. Erkek çocuklarda kız çocuklarına kıyasla iki kat daha sık görülür. 

Etkilenen Beceriler

İşitsel işleme becerileri, bir çocuğun kelimeleri net bir şekilde duyma ve anlama yeteneğini etkiler. Bu durum çocuğun ifade edici ve alıcı dil becerilerini, hafızasını, dikkatini ve bilişsel gelişimini de olumsuz etkileyebilir.

İşitsel işleme becerilerinin etkilenmesi, çocuğun örneğin "kedi" yerine "yedi" kelimesini duymasına yol açabilir. Bu da kelimenin anlamını öğrenme becerisini kesinlikle etkileyecektir. Bir çocuğa kesin olarak işitsel işleme bozukluğu teşhisi konabilmesi için çocuğun 6-7 yaşlarında olması gerekir. Ancak odyologlar, 4 yaş gibi erken bir dönemde çocuğun İİB geliştirme açısından "risk altında" olup olmadığını gösterebilen belirli tarama araçlarından yararlanabilirler. 

İİB'nin Belirti ve Semptomları

İİB'li çocuklar, ilk olarak dinleme becerilerinde kendini gösteren davranış kalıpları sergilerler. Bu sorunlar aynı zamanda öğrenme güçlükleri, dil problemleri, dikkat eksikliği ve diğer gelişimsel gecikmeler gibi başka durumlara da işaret edebilir. İşitsel işleme bozukluğu olan bir çocuk aşağıdaki güçlükleri sergileyebilir:

  • Okuma ve heceleme/yazma güçlükleri,
  • Aynı anda birden fazla yönergeyi akılda tutmakta zorlanma,
  • Yüksek seslere karşı hassasiyet,
  • Tepkisiz kalmaya kıyasla yavaş veya gecikmeli yanıt verme,
  • Arka plan gürültüsü olan ortamlarda odaklanmayı sürdürememe,
  • Ses tonundaki iniş çıkışlarla "duyulan" mizahı veya kinayeyi anlamakta güçlük çekme,
  • Farklı aksanla ya da hızlı konuşan insanları anlamakta zorlanma,
  • Sesin hangi yönden geldiğini fark edememe.

İşitsel İşleme Bozukluğu Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Bir odyolog (işitme uzmanı), işitsel işleme bozukluğu teşhisi koyabilecek tek tıp uzmanıdır. Ne yazık ki tüm odyologlar İİB değerlendirmesi yapmak için gerekli donanıma veya eğitime sahip değildir; bu nedenle randevu alırken bu bilgiyi teyit etmeniz son derece önemlidir. Odyolog; çocuğun bilişsel durumunu, dikkatini, hafızasını, aile ve eğitim geçmişini inceleyen çeşitli test materyalleri kullanarak bozukluğu teşhis edebilir. 

Neden Değerlendirme Yaptırmalısınız? 

  1. Bir bozukluğun olup olmadığını ve varsa şiddet derecesini belirlemek için. Bu, çocuğun hem akademik hem de ev ortamında desteklenmesine yardımcı olur. Eğer değerlendirilen kişi bir ergen ise bu bilgi, çocuğun neden zorluk yaşadığını ve neden belirli düzenlemelerin yapıldığını anlaması açısından hayati önem taşır.
  2. Bu bozukluğun çocuğun yaşadığı zorluklara yol açan bir etken olup olmadığını ekarte etmek için. Değerlendirme sonucunda İİB teşhisi konulmazsa, ailenin doğru teşhisi bulma yolunda yönlendirmeler ve öneriler alması çok önemlidir. 

İşitsel İşleme Bozukluğunun Tedavisi

Her çocuk farklıdır; bu da her çocuğun İİB tedavi planının da farklı olacağı anlamına gelir. Tedavi planına mutlaka dahil edilmesi gereken uzmanlardan biri dil ve konuşma terapistidir. Bu destek okul sistemi aracılığıyla veya özel bir terapist vasıtasıyla sağlanabilir.

Birçok yerde İİB, sınıfta resmi kaynak desteği almak için bağımsız bir durum olarak kabul edilmeyebilir; bu da çocuğun otomatik olarak bir 504 planı veya BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) kapsamına girmesini zorlaştırabilir. Bununla birlikte, çocuk "iletişim bozukluğu" şemsiyesi altına dahil edilebilir ve bu sayede okulda dil ve konuşma terapistiyle çalışma fırsatı elde edebilir. Seanslar genellikle 30-40 dakika sürer ve bazı öğrenciler için yeterli olmayabilir. Kimi çocukların daha yoğun, bireyselleştirilmiş ve özel bir terapiye ihtiyacı olabilir. 

Tüm yazılara dönün