Çocuğunuzun Teşhis Sürecini Nasıl Yönetebilirsiniz?
Çoğu zaman ebeveynlere, ortada yalnızca bir konuşma bozukluğu olmadığını, çocuğun akranları gibi öğrenmesini engelleyen dikkat eksikliği bozukluğu veya...
Çoğu zaman ebeveynlere, ortada yalnızca bir konuşma bozukluğu olmadığını, çocuğun akranları gibi öğrenmesini engelleyen dikkat eksikliği bozukluğu veya otizm gibi başka etkenlerin de bulunabileceğini söylüyorum.
Çocuğunuza bir teşhis konulduğunda hissettiğiniz tüm bu duygularla nasıl başa çıkabilirsiniz? Neler normal, neler değil? Bu hisler bir gün tamamen geçecek mi?
Mesleki Deneyimim
Geçenlerde bir öğrencim sosyal becerilerini geliştirmesi için bana yönlendirildi. Normal eğitim müfredatına devam eden ve oldukça başarılı bir öğrenciydi; ancak arkadaş edinmekte zorlandığı için ortaokulda dil ve konuşma terapisi alıyordu.
Bu öğrenciyle ilk karşılaştığımda, kendisine otizm teşhisi konulması gerektiği çok açıktı; ancak ailesi teşhis alma fikrine fazlasıyla direnç gösteriyor gibiydi.
Ne yazık ki bir öğrenci liseye geçtiğinde, konuşma terapisi hizmetlerinden faydalanabilmesi için gereken kriterler çok daha katı hale gelir. Standart testlerde belirli bir düzeyin altında kalınmasının yanı sıra akademik başarıya da bakılır. Bu öğrenci hem testlerde kriterleri karşılayamadı HEM DE derslerinde pekiyi (bazıları ileri düzey dersler olmak üzere) alıyordu.

Bu durum, okulun dil ve konuşma terapisi hizmetlerinden faydalanamayacağı anlamına geliyordu.
Duygularını yönetmeyi ve akranlarıyla nasıl etkileşime gireceğini öğrenmesi için onu kurum dışı bir dil ve konuşma terapisi desteğine yönlendirdim. Toplantı bittikten sonra, ona yardımcı olamadığım için kendimi çok kötü hissettim. Aile, kızlarının ihtiyaç duyduğu yardımı almasına fazlasıyla direnç gösteriyor, davranışlarına dair onca notuma ve belgeye rağmen teşhis konulmasını reddediyordu. Kızlarının yaşadığı durumu inkâr ettikleri çok açıktı.
Keşke bu hikâyenin mutlu bir sonla bittiğini söyleyebilseydim ama ne yazık ki bitmiyor. Yılbaşından hemen önce, bu öğrencimin babası aniden vefat etti. Öğrenci ise ödevlerini kaçırmak istemediği için tek bir gün bile okula ara vermedi.
Duygularını önceliklendiremedi veya etkili bir şekilde yönetemedi; hatta babasının cenazesine bile gitmedi. Eğer terapi alıyor olsaydı, bir terapist bu duyguları anlamlandırmasına ve sağlıklı bir şekilde yönetmesine kesinlikle yardımcı olabilirdi.
Neden?
Ne yazık ki bu, ebeveynlerin ya da yasal vasilerin çıkabilecek sonuçlardan korktukları için bir teşhisi veya testleri ilk kez reddedişine şahit oluşum değil. Eğer siz de benzer bir durumdaysanız, göz önünde bulundurmanız gereken birkaç nokta var:
- Teşhis almak, uzun vadede çocuğunuza yardımcı olur mu?
- Sunulan destekler ihtiyaç kalmadığında değiştirilebilir veya tamamen sonlandırılabilir mi?
- Teşhisten neden korkuyorsunuz?
- Bu bilgileri kabullenip sindirmenize hangi destekler yardımcı olabilir?
Ebeveynlerin önerdiğim bir duruma direnç gösterdiğini hissettiğimde, bilgileri sindirmeleri için onlara 48 saat süre tanırım ve ardından durumlarını öğrenmek için kendilerini ararım. Bir anda bu kadar çok bilgiyle karşılaşmak yıpratıcı olabilir; bu süreci zamana yaymak, ebeveynlerin daha net düşünebilmelerine olanak tanır.
Her şeyde olduğu gibi, duygularınız henüz çok taze ve yoğunken her zaman mantıklı kararlar veremeyebilirsiniz.
Daha fazla bilgi istemekten, hatta ikinci bir uzman görüşü almaktan asla çekinmemelisiniz. Bana ikinci bir görüş için gelen ya da uyguladığım testleri başka bir uzmana götürüp aynı terapiyi önerip önermeyeceğini öğrenmek isteyen çok sayıda ebeveynim oldu. Bunu yapmanızda hiçbir sakınca yok!
Nasıl hissettiğinize bağlı olarak, ebeveynlere genellikle psikolojik danışmanlık almalarını öneririm. Bir teşhis almak kimi zaman hayal kırıklığı yaratabilir. Kendi canınızdan olan, büyüttüğünüz ve yetiştirdiğiniz o mükemmel çocuğun bir sorunu olabileceği fikrini kabul etmek kolay değildir. Bir danışmanla görüşmek, bu duyguları sindirmenize ve üstesinden gelmenize yardımcı olabilir; böylece hisleriniz çocuğunuza olumsuz yansımaz.

Eğer terapi size pek uygun gelmiyorsa, destek grupları bulmanızı tavsiye ederim. Birbirinden farklı pek çok grup türü mevcuttur: Yüz yüze toplananlar, çevrim içi olanlar, yalnızca annelere ya da yalnızca babalara yönelik olanlar... Bu gruplar, sizinle tıpatıp aynı şeyleri ya da belki daha da zorlu süreçleri yaşayan diğer ebeveynlerle konuşma fırsatı sunar.
Unutmamanız gereken en önemli şey, bu durumun sizin suçunuz olmadığıdır. Hayatta böyle şeyler yaşanabilir. Bu bizim kontrolümüz dışındadır! Doğru bir terapi ve gerekirse uygun tedaviyle çocuğunuz yine de çok başarılı olabilir! İlk kelimesini söylemesi biraz daha uzun sürebilir mi? Belki. Bir BEP'e (Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı) ihtiyaç duyacak mı? Muhtemelen. Çocuğunuz ihtiyaç duyduğu yardımı aldığı sürece, siz harika bir iş çıkarıyorsunuz demektir!
Yılmayın ve mücadeleye devam edin!
Yazan Stacie Bennett