Otizmin Nedenleri - Genetik, Toksinler ve Daha Fazlası

Günümüzde bilim dünyası, otizmin tek bir nedeni olmadığına inanıyor. Bunun yerine, çevresel ve biyolojik faktörlerin otizm gelişimini etkilediği düşünülüyor. Pek çok faktör etkili olsa da...

Otizmin Nedenleri - 7 Faktör

Günümüzde bilim dünyası, otizmin tek bir nedeni olmadığına inanıyor. Bunun yerine, çevresel ve biyolojik faktörlerin otizm gelişimini etkilediği düşünülüyor. Gelişimi birçok faktör etkilese de aşağıdaki yedi unsurun otizme yol açtığı düşünülmektedir.

1. Otizmin Ailede Görülmesi

Belirli durumların gelişme olasılığında genetik önemli bir rol oynar. Aile üyeleri benzer genleri taşıdığından, aynı durum otizm gelişimi için de geçerlidir. Ancak aynı genleri paylaşmak, birinde otizm spektrum bozukluğu gelişeceğini kesin olarak göstermez.

Otizmli bir çocuğa sahip olma riski 68'de 1'dir; bu da yalnızca %1,5'lik bir ihtimale denk gelir. Ancak bir ailenin zaten otizmli bir çocuğu varsa, bir sonraki çocuğun da otizmli olma riski %20 artar. Ayrıca otizm tanısı erkek çocuklarda kız çocuklarına kıyasla 2-3 kat daha yaygındır.

https://www.instagram.com/p/B-MvGvFCU4c

Dil ve konuşma terapisi ödevleri üzerinde çalışırken.

İki veya daha fazla otizmli çocuğun bulunduğu bir ailede, bir diğer çocuğun da otizmli olma riski şaşırtıcı bir şekilde %30'a yükselir.

Kardeşlerde otizm riskinin artmasının yanı sıra araştırmacılar, otizm riski ile ailedeki beyin ve sinir sistemi rahatsızlıkları geçmişi arasında da bağlantılar buldu. İsveç'te yapılan bir araştırma, otizmli ve otizmsiz 500.000'den fazla çocuğu, akrabalarını ve bu akrabaların tanılarını inceledi.

Bu çalışmanın sonuçları, beyni etkileyen bir rahatsızlığı olan kardeşe veya ebeveyne sahip çocukların otizm geliştirme riskinin 4,7 kat; hem otizm hem de zihinsel yetersizliğe sahip olma riskinin ise 7,6 kat daha fazla olduğunu gösterdi.

Diğer çalışmalar da benzer sonuçlara ulaşmıştır. Bir kardeşin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) ya da bir ebeveynin depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk veya şizofreniye sahip olması durumunda otizm riski artmaktadır.

2. Doğum Komplikasyonları

American Journal of Perinatology dergisinde yayımlanan bir çalışma, doğum öncesinde veya doğum sırasında komplikasyon yaşayan çocukların otizm geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Aynı çalışmada, otizmle sonuçlanma riski en yüksek bulunan doğum komplikasyonları şunlardır:

    Oğlum şu anda otizm teşhisi sürecinden geçiyor ve doğum komplikasyonlarının bu tanıda muhtemel bir etken olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Doğumda asfiksi (oksijensiz kalma) yaşadı, canlandırılması gerekti ve doğumun hemen ardından hastanede altı gün boyunca viral bir enfeksiyonla mücadele etti.

    3. Genetik Bozukluklar

    Ailelerde otizm gelişme riskinde genler büyük bir rol oynadığından, belirli genetik bozukluklar da otizm riskini artırır. Bazı çocuklarda otizm, anne karnındayken meydana gelen genetik mutasyonlar nedeniyle ortaya çıkar.

    Bazı çocuklarda ise iki genetik bozukluğun Otizm Spektrum Bozukluğu için bir risk faktörü olduğu belirlenmiştir:

      4. İleri Ebeveyn Yaşı

      İsrail, Danimarka, İsveç ve Kaliforniya'da yapılan çok sayıda araştırma, 40 yaşın üzerindeki erkeklerin otizmli bir çocuğa sahip olma riskinin 6 kat arttığını tespit etti.

      Bu durum 40 yaş üstü erkekler için ciddi şekilde artmış bir risk gibi görünse de araştırmalar farklı sonuçlar vermektedir. Çalışmaların sonuçları o kadar büyük farklılıklar gösteriyor ki ileri yaş ve otizm üzerine yapılan tüm araştırmalar incelendiğinde kesin bir risk yüzdesi bulunamamaktadır. Babanın 40 yaşın üzerinde olması durumunda çocuğun otizmli olma riskindeki artış %5 ile %400 arasında değişmektedir.

      Otizmin belirgin bir nedeni olarak kesinleştirilemese de babanın 40 yaşından büyük olması çocuğun otizm geliştirmesinde katkıda bulunan bir faktör olarak göz ardı edilemez. Araştırmacılar, ileri yaştaki erkeklerin otizm özellikleri taşıyor olabileceğini ve bunun da hayat arkadaşı bulmada gecikmelere yol açabileceğini öne sürmektedir. Ancak bu yalnızca bir varsayımdır ve teoriyi destekleyen güncel bir araştırma bulunmamaktadır.

      5. Düşük Doğum Ağırlığı

      Bir bebek 2.500 gram (5,5 pound) veya daha az doğmuşsa düşük doğum ağırlıklı kabul edilir. 1.000 gramın (2 pound, 3 ons) altı ise aşırı düşük doğum ağırlığıdır. Bir bebek düşük doğum ağırlığıyla veya prematüre doğduğunda, gelişim için gereken uygun fetal büyümeden yoksun kalır.

      Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yürütülen bir çalışmada, Atlanta bölgesindeki 1986-1993 yılları arasındaki doğum kayıtları incelendi. Bu kayıtlar, 2.500 gramın altında doğan çocuklarda otizm riskinin 2,3 kat arttığını gösterdi. Ayrıca düşük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen kız çocuklarında otizm gelişme riskinin 3 kat daha fazla olduğu bulundu.

      Bu son derece ilginç bir araştırmadır; çünkü normalde otizm riski erkek çocuklarda kızlara kıyasla daha yüksektir. Ancak bu CDC araştırması, erkek ve kız çocuklardaki otizm vakaları arasında farklılıklar tespit etti. Düşük doğum ağırlığı ile cinsiyetler arasındaki bağlantıları daha net anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

      Raining Speech Blubs

      6. Ağır Metal ve Çevresel Toksin Maruziyeti

      Bilimsel araştırmalar sayesinde hamile kadınlar, gelişmekte olan fetüse zarar verdiği bilinen belirli toksinlerden kaçınabilmektedir. Toplum olarak (özellikle de anne adayları) bugün çevresel toksinler konusunda çok daha bilinçliyiz ve sağlığımıza daha çok dikkat ediyoruz.

      Yine de çevresel toksinler varlığını sürdürüyor! Kimi zaman hamile kadınlar henüz gebe olduklarını bilmeyebilir ya da toksinlerle temas ettiklerinin farkında olmayabilirler.

      Dünyada bu kadar çok toksin varken hangileri otizme yol açar? Basit bir cevap vermek gerekirse: Araştırmacılar bundan tam olarak emin değil! Bunun nedeni, günümüzde kullanılan birçok kimyasalın toksisite açısından henüz değerlendirilmemiş olmasıdır.

      Çocuk Çevre Sağlığı Merkezi'ne (CEHC) göre, yaygın olarak karşılaşılan aşağıdaki 10 çevresel toksin ve kimyasalın otizme ve diğer öğrenme güçlüklerine yol açtığından şüphelenilmektedir:

        Bu 10 kimyasalın yalnızca otizme ve öğrenme güçlüklerine yol açtığından şüphelenildiğini unutmayın. Söz konusu kimyasallar ve toksinler üzerinde hâlâ daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

        7. Viral Enfeksiyonlar

        Güncel araştırmalar, otizmin doğumdan önce gelişme olasılığının güçlü olduğuna işaret ediyor. American Society for Microbiology tarafından mSphere dergisinde yayımlanan yakın tarihli bir araştırma, aktif enfeksiyon geçiren hamile kadınların otizmli bir çocuk dünyaya getirme olasılığının iki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

        Viral enfeksiyon dendiğinde aklımıza genellikle mevsimsel grip gibi durumlar gelse de çalışma, otizme yol açtığından şüphelenilen belirli viral enfeksiyon gruplarına işaret etti. Hamilelik sırasında geçirilen aşağıdaki viral enfeksiyonlar, bir kadının otizmli bir çocuğa sahip olma riskini ikiye katlamıştır.

          Çalışmada özellikle, hamilelik sırasında herpes (uçuk) virüsü ailesine ait virüslerin bulunmasının çocuğu riske attığı belirtildi. Peki viral enfeksiyonlar hamile kadınların otizmli bir çocuğa sahip olma riskini neden iki katına çıkarıyor?

          Kesin olarak kanıtlanamasa da hamile bir kadının enfeksiyonlara karşı zayıflayan bağışıklık tepkisinin, fetal beyin gelişimini etkileyen iltihaplanmaya (enflamasyona) neden olduğu düşünülmektedir. Herpes ailesindeki viral enfeksiyonlar ayrıca sinir dokularında kalıcı hasara da yol açabilir.

          Sonuç

          Otizmin tek bir nedeni var mı? Hayır. Bunun yerine araştırmalar, otizme neden olabilecek biyolojik ve çevresel faktörlerin birleşimine işaret ediyor. Bilim istatistiksel verileri inceledikçe ve otizm spektrum bozukluklarıyla ilgili daha fazla araştırma yapıldıkça, amaç doğrudan otizm gelişimine yol açan faktörlerin "doğru" kombinasyonunu bulmaktır.

          Ancak şu anda bilim dünyası, otizm gelişimiyle ilişkili faktörleri keşfetmeye devam ediyor.

          Sanırım toplum olarak otizm için tek bir neden göstermek istiyoruz. Fakat bu işler öyle yürümüyor. Otizmin gelişimi bir zamanlar düşünüldüğünden çok daha karmaşık.

          Otizm değerlendirme sürecinden geçen bir çocuğa sahip biri olarak sık sık kendimi suçlama eğiliminde oluyorum ve kendime hep şu soruyu sorarken buluyorum: "Oğlumun otizmli olmasına yol açacak ne yaptım?" Bu otizm değerlendirme sürecinde, otizm spektrum bozukluğunun tedavisi ve yönetimi gibi "neden" sorularının da son derece karmaşık olduğunu anlıyorum.

          Tüm yazılara dönün